Gün batımında, sessiz vagonların insanlarda bıraktığı o his biraz içsel, biraz keskin ama hep gerçek. Yolculuk kimine hüzün getirir, kimine yalnızlık; ama durup dinlemeyi bilenler için çoğuna derin bir huzur ve nihayetinde derin bir anda kalma cesareti bırakır.
Çünkü asıl yolculuk trenin kalktığı raylarda değil, insanın kendi içinde açtığı o uzun ve tenha yoldadır. 31. peron da tam olarak orasıdır; geride bırakılanların, yoldan düşen tozların ve nihayet sessizlikte "ben buradayım" diyebilmenin durak yeri. Bazen gitmek için değil, sadece durup kendine yetişmek için beklenir o raylarda. Ve vagonlar birer birer karanlığa karışırken, geriye kalan sessizlik en çok insanın kendi sesine benzemeye başlar.🌊🌊