20 Mayıs 2026 Çarşamba

BEN KİMİM?

 

​Kalbin kırıksa bir yerlerin hep çürüktür, susuz kalmış bir çiçek misali...

Kalbin mutluysa, damarlarında bile çiçek açar insanın.

Mutluluk, bir dış kapının açılıp kapanmasına benzer; huzur ise hayatın her anında ansızın gelen serin bir rüzgar gibidir.

Eğer kapınız açıkken hafifçe üşüyorsanız, bu aslında ansızın gelen bir özlemle alakalıdır. "Ansızın özlem mi olur?" demeyin, olur elbette. Kim, neden... Bunlar sadece birer soru.

​Kapınız güvenli, anahtarı ise elinizde olsun ki; tıpkı hayatınız gibi, girenden de çıkandan da haberiniz olsun. Yoksa sessizce bir rüzgar eser ve kendinize "Ben kimim?" diye sorarsınız

6 Mayıs 2026 Çarşamba

ŞÖVALYE✨

Gündoğdu’da her şeyin yerini bulduğu sanılan o günlerde, hayatın içinde aslında çok büyük fırtınalar kopuyormuş. 
Kaf Dağı’nın ardındaki şövalye, yolun sonuna geldiğini hissettiği o raddede, neyin iyi neyin kötü olduğunu ayırt edemeyecek kadar yorgunmuş. 
Oysa şimdi anlıyor ki, aslında içindeki o büyük savaş çoktan bitmiş, yolun sonu görünmüş; ama o, anlamamış gibi yapmayı seçmiş. 
Şövalye artık eski şövalye değilmiş; hayatın karmaşasında çabalamanın ne demek olduğunu bilemeyecek kadar bitkin, güzellikle geleni bile anlayamayacak kadar hissizleşmiş. Birinin içinde bir yer edinmek sadece bir "sanrı", onun için savaşmak ise "çaba" imiş; ama bu ikisi bir türlü aynı kalpte buluşamamış. 
Sonunda herkes olduğu yerde kalmış.
İşte tam o sırada, Kaf Dağı’nın ardını merak eden, hayat dolu ama sabrı kendine azık etmiş küçük bir kız belirmiş hikâyede.
İçinde kocaman, çığlık çığlığa bağıran bir çocuk varmış aslında; ama o, her şeye büyük bir sabır çekmiş. 
İnanıyormuş ki sabır çiçekleri bir gün çok daha güzel açacak... Fakat şimdi bakıldığında, o küçük kızın heybesi hayal kırıklıklarıyla dolmuş. 
Dağların arkasındaki o gizemli kulübeyi hep merak etmiş ama anlamış ki, ne kadar isterse istesin o kulübeyi artık göremezmiş.
Şövalyenin o sessiz kabullenişi kızda derin izler bırakmış. 
Kız bu durumu içinde kabullenmiş ama artık dışa vurmak istediği tek bir gerçek kalmış: Kendi yoluna devam etmek. 
Üzerinde bırakılan bunca ize rağmen, olanı biteni hep iyi hatırlamak istemiş. 
Ve sonunda, Kaf Dağı’nın ardındaki o yorgun şövalyeye veda etmiş. 
Bir zamanlar küçük dokunuşların insanda büyük pırıltılar bırakacağına inanırken, şimdi en küçük umut bile hayal kırıklığına dönüşmüş. 
Ama biliyormuş ki; vedalar ancak iyi kalplerle hakkıyla yapılır. 
Küçük kız, kalbindeki o son pırıltıyla "Selametle" diyerek kendi yoluna koyulmuş.🦋


25 Nisan 2026 Cumartesi

ŞÖVALYE✨

 Kaf Dağı’nın ardında yorgun düşen şövalye, nihayet yeniden ayağa kalkmış; üzerindeki yorgunluğu ve kederi silkelemiş. Sırf özüne, kendi hakikatine dönebilmek için.

"Önümde yürünmesi gereken, sabır isteyen uzun yollar var," demiş sessizce.

Çünkü bilirmiş ki; kalpten gelen bir emekle yoğrulmayan her şey, rüzgarda savrulan birer çöp gibi yitip gidermiş.

Hayat ona tüm zarafetiyle güzellikler sunarken, o hep bir adım geride kaldığını sanırmış; oysa o anlarda sadece kendi iç dünyasını keşfediyormuş, farkında değilmiş.

Neyin iyi neyin kötü olduğunu ayırt etmeye çalışırken, asıl önemli olanın o büyük uyanış gerçekleştiğinde "geç kalmamış olmak" olduğunu anlamış. Zaten gönlünde olanın da olmayanın da, her şeyin vaktiyle geldiğinin farkındaymış.

Şövalye, bunca zaman hep bir yerlere yetiştiğini sanırken, aslında yerinde saydığı o anlar için kendine biraz sitemkarmış.

"Nasıl olur da," dermiş, "her seferinde bu döngünün biraz gerisinde kalırım?" İçinde hem bir şaşkınlık hem de kendine dair ince bir kırgınlık varmış.

Şövalye kendi iç sesini dinleyedursun...

Siz bir de o küçük kızın yüreğine kulak verin.

Dağların o heybetli duruşunu epeydir merakla izleyen küçük kız; dağlar henüz şövalyenin varlığından habersizken bile, hayat doluluğuna rağmen en az onun kadar sitemkarmış kendine. Biri hayatın hızına yetişemediği için, diğeri ise sunduğu iyiliklerin her seferinde sessizce heba olup gidişine üzülürmüş. Küçük kızın neşesi, her şeyin toz pembe olduğu anlamına gelmezmiş elbet; çünkü o, hayat boyu en çok "sabır" dersinden geçmiş ve sonunda selamete çıkacağına gönülden inanmış.

Ne kendinize küsün ne de hayata geç kaldığınızı düşünün.

Hayat, durup bekleyenleri değil; kendi ritminde yürüyenleri kucaklar.

Zaman dediğimiz o koca kavram, saatin küçücük bir tık takına sığar aslında.

Gözümüzde büyüttüğümüz kadar uzun değil hiçbir şey; ne bir adım ilerdeyiz aslında, ne de bir adım geride.

Bırakın hayat size yön vermesin; siz kendi hikayenizin kalemi olun ve hayatınıza kendi renginizi verin

Şövalye & Küçük kız🌄

4 Nisan 2026 Cumartesi

AYDINLIK✨


"Karanlık bir odada yalnızlığa attığın o ilk adımda, içinde bir ışık yandı; henüz sen farkında değilsin.
O ışıkla bir çiçek açtı ruhunda, sen sessizce gülümsedin.
Yapayalnız kaldığın o karanlık odada, kendi içinden saçılan aydınlıkla bir geceyi daha sabah ettin.
Şimdi gülüşünde saklı bir şeyler var; belki biraz geçmişin karanlığı, belki de yeni günün aydınlığı..."

2 Nisan 2026 Perşembe

SAVAŞ!..✨


Bir deniz kenarında uzun uzun sonsuzluğa bakmak istersin, işte ben o anı çok özledim.
Derin derin o sularda kaybolmayı diliyorum. Biliyorum ki hiç beklemediğimiz o anda bir dalga seni dışarı Atacak yada hikayenin son çıkışı gibi o anlar seni yutacak.
Sen burda hangi hikayede sin? Savaşan mı? Yoksa savaştığını sanan mı?
Biliyor musun? Ben o savaşın takendisiyim..

13 Mart 2026 Cuma

BAŞARMAK✨

Bazı anların, kısa da olsa ne kadar değerli bir an olduğunu bilemeyiz. 
Belki de çoğu zaman, ama yine de kısa bir anda hissettiğimiz duygu.
Belki bir his, belki bir iz bırakmak adı altında kendinize güvenin ve o anın kıymetini bilin.
Kısacık anda bir huzur gelir içinize ve anlamayız biliyorum. Ama yine de bir yerlerde o derin duyguyu kaybetmeyin tutun ellerimden hissedin buradayım şuan bunu yaşıyorum demeniz gerekiyor. Çünkü hissettiğimiz anda başlar herşey..

28 Şubat 2026 Cumartesi

YAZAR✨

Özgün, genç bir yazar.
Hayatını yeniden inşa etmek için zorlu bir mücadeleye girer. Pes etmek yerine çabası her zaman kendine has duruşundan gelirdi. Çünkü bilirdi ki sabır sonsuza dek sürmez ama yine de sabır olmadan da çiçek açmaz, der kendi kendine.
Nasıl ki emek emek diyoruz, sabır da işin içine girdi mi beklemelere doymuyoruz. Beklemek zor aslında birçok anlamda ama yine de sabır emektir; emekse çiçek. İşte bu yüzden çokça tevekkül etmek gerekir demek ki.
Hayat boyu öğrendiğim bir şey var ise o da: En zor anlarda bile varlığımızın bir kıymeti var. En zor anda bile bir kolaylık var.

20 Şubat 2026 Cuma

KENDİ ÖZGÜNLÜĞÜNDEN VAZGEÇME✨

Yorgun… Belki biraz dingin ama yine de bir yerlerde hep bir yarım kalmışlıkla savaşan ince ruhunu iyileştirmen için buradayım.
Hangi sabahları beklediysen, hangi anlarda üzüldüysen, hangi anda mutluluğun yarım kaldıysa… Dön aynalara bak ve de ki:
“Bugün üzüldüysem, yarın yeniden ayağa kalkacağım. Güçlüyüm demekten öte, mutlu olmayı öğreneceğim.”
Belki çok çabalayacaksın bu süreçte. Ama en çok da baştan başlayıp yeniden kendin için emek vereceksin.
Emek olmadan yemek olur mu hiç?
Emek olmadan yeni bir “sen” olur mu hiç?
Kendin için yeniden ayağa kalk. Silkelen.
Hayat çok uzun gibi görünse de varlığımızın bir anı var.
Sen, sen ol. Kendine kıymet ver.
Herkesin derdi kendine… Sanıyor musun ki dertsiz bir Allah’ın kulu var?
Ama sen herkes değilsin. Kıymetlisin.
Varlığın, her daim yollarına ışık yaksın.
Kendi özgünlüğünden asla vazgeçme.

19 Şubat 2026 Perşembe

HER NASİP VAKTİNE ESİRDİR✨

Kendi içime dönüyorum zamanla, ne kendime yetiyorum nede içimde ki ben'e.
Sanki yavaştan umudumu kaybediyorum gibi, ışığımı görsem bile yine de bir kıvılcım olmadan yok oluyorum. İçin içime sığmıyor garip bir şekilde ama hep ışık yanıyor, hissediyorum ama kalbim böyle demiyor. Hissetigimle kalbim çelişiyor sanki.
"Vakti geldiğinde çiçek açacak, gönlün hoşnut olucak" bu cümleyle karşılaşıyorum ve dinginlik geliyor. Demek ki, vaktinden önce açamaz mış çiçekler..

15 Şubat 2026 Pazar

SARILMAK✨

Bir özlemle savasirsiniz bazen, nedenlerin çok olduğu, hislerin yogunlugundan kalbinizin sesini dinlemek istersiniz ya hani bazen. Bir çıkmaza girdiğinde herşeye rağmen yinede güzel düşünürsünüz işte bu anlarda yapmak istediğiniz tek şey o an ki, hissiniz olsun. Bazen bazı şeyler gerçek olamicak kadar mümkünken bir de mümkün olucak kadar mukemmeldir. Ama siz bu anlar da elinizi kalbinize koyun burası ne hissediyor diyin. Burası hissediyorsa eğer, ona kocaman sarılın. Sarılmak iki kisiyle olur diğer türlüsü acı verici çünkü. Boşluğa sarılmak mi istersiniz yoksa bir adım atsanız ona cikicak olan yolda ona mı sarılırsınız? Seçim sizin..

13 Şubat 2026 Cuma

BENLİK✨

Gönlünle aklın çeliştiği zamanlar olur.
Biri “kal” der, diğeri “git.”
Biri hisseder, diğeri hesap yapar.
İnsan bazen bu iki sesin arasında yorulur.
Yorgunluk da olur, dinginlik de.
Hayat tek bir duyguya sabit kalmaz.
Kimi gün içimiz fırtına, kimi gün gökyüzü gibi açık.
Sorgulamak…
Belki de en çok kendini sorgulamak büyütür insanı.

“Ben ne istiyorum?” diye sormak cesaret ister.
“Ben kimim?” diye bakabilmek ise olgunluk.

Hayat zor mu?
Evet, bazen.
İnsanlar zor mu?
Bazen onlar da…

Ama umut dediğin şey en silik izden bile doğar. Sen bunu zaten iyi bilirsin 🌱
En güzel yıllarında en güzel anı yaşamak istemek çok insani.
Ama o an, çoğu zaman “mükemmel” olduğunda değil;
kendin olduğunda güzel oluyor.
Dönüp kendine baktın mı hiç?
“Benliğim” dedin mi?

Eğer bir gün bile kendini anlamaya çalıştıysan,
bir duyguya dürüstçe “evet, bu benim” dediysen —
işte o an başlamışsın demektir.

Çünkü önce kendin.
Sonrası zaten yolunu bulur.

BEN KİMİM?

  ​Kalbin kırıksa bir yerlerin hep çürüktür, susuz kalmış bir çiçek misali... Kalbin mutluysa, damarlarında bile çiçek açar insanın. Mutlu...