28 Şubat 2026 Cumartesi

YAZAR✨

Özgün, genç bir yazar.
Hayatını yeniden inşa etmek için zorlu bir mücadeleye girer. Pes etmek yerine çabası her zaman kendine has duruşundan gelirdi. Çünkü bilirdi ki sabır sonsuza dek sürmez ama yine de sabır olmadan da çiçek açmaz, der kendi kendine.
Nasıl ki emek emek diyoruz, sabır da işin içine girdi mi beklemelere doymuyoruz. Beklemek zor aslında birçok anlamda ama yine de sabır emektir; emekse çiçek. İşte bu yüzden çokça tevekkül etmek gerekir demek ki.
Hayat boyu öğrendiğim bir şey var ise o da: En zor anlarda bile varlığımızın bir kıymeti var. En zor anda bile bir kolaylık var.

20 Şubat 2026 Cuma

KENDİ ÖZGÜNLÜĞÜNDEN VAZGEÇME✨

Yorgun… Belki biraz dingin ama yine de bir yerlerde hep bir yarım kalmışlıkla savaşan ince ruhunu iyileştirmen için buradayım.
Hangi sabahları beklediysen, hangi anlarda üzüldüysen, hangi anda mutluluğun yarım kaldıysa… Dön aynalara bak ve de ki:
“Bugün üzüldüysem, yarın yeniden ayağa kalkacağım. Güçlüyüm demekten öte, mutlu olmayı öğreneceğim.”
Belki çok çabalayacaksın bu süreçte. Ama en çok da baştan başlayıp yeniden kendin için emek vereceksin.
Emek olmadan yemek olur mu hiç?
Emek olmadan yeni bir “sen” olur mu hiç?
Kendin için yeniden ayağa kalk. Silkelen.
Hayat çok uzun gibi görünse de varlığımızın bir anı var.
Sen, sen ol. Kendine kıymet ver.
Herkesin derdi kendine… Sanıyor musun ki dertsiz bir Allah’ın kulu var?
Ama sen herkes değilsin. Kıymetlisin.
Varlığın, her daim yollarına ışık yaksın.
Kendi özgünlüğünden asla vazgeçme.

19 Şubat 2026 Perşembe

HER NASİP VAKTİNE ESİRDİR✨

Kendi içime dönüyorum zamanla, ne kendime yetiyorum nede içimde ki ben'e.
Sanki yavaştan umudumu kaybediyorum gibi, ışığımı görsem bile yine de bir kıvılcım olmadan yok oluyorum. İçin içime sığmıyor garip bir şekilde ama hep ışık yanıyor, hissediyorum ama kalbim böyle demiyor. Hissetigimle kalbim çelişiyor sanki.
"Vakti geldiğinde çiçek açacak, gönlün hoşnut olucak" bu cümleyle karşılaşıyorum ve dinginlik geliyor. Demek ki, vaktinden önce açamaz mış çiçekler..

15 Şubat 2026 Pazar

SARILMAK✨

Bir özlemle savasirsiniz bazen, nedenlerin çok olduğu, hislerin yogunlugundan kalbinizin sesini dinlemek istersiniz ya hani bazen. Bir çıkmaza girdiğinde herşeye rağmen yinede güzel düşünürsünüz işte bu anlarda yapmak istediğiniz tek şey o an ki, hissiniz olsun. Bazen bazı şeyler gerçek olamicak kadar mümkünken bir de mümkün olucak kadar mukemmeldir. Ama siz bu anlar da elinizi kalbinize koyun burası ne hissediyor diyin. Burası hissediyorsa eğer, ona kocaman sarılın. Sarılmak iki kisiyle olur diğer türlüsü acı verici çünkü. Boşluğa sarılmak mi istersiniz yoksa bir adım atsanız ona cikicak olan yolda ona mı sarılırsınız? Seçim sizin..

13 Şubat 2026 Cuma

BENLİK✨

Gönlünle aklın çeliştiği zamanlar olur.
Biri “kal” der, diğeri “git.”
Biri hisseder, diğeri hesap yapar.
İnsan bazen bu iki sesin arasında yorulur.
Yorgunluk da olur, dinginlik de.
Hayat tek bir duyguya sabit kalmaz.
Kimi gün içimiz fırtına, kimi gün gökyüzü gibi açık.
Sorgulamak…
Belki de en çok kendini sorgulamak büyütür insanı.

“Ben ne istiyorum?” diye sormak cesaret ister.
“Ben kimim?” diye bakabilmek ise olgunluk.

Hayat zor mu?
Evet, bazen.
İnsanlar zor mu?
Bazen onlar da…

Ama umut dediğin şey en silik izden bile doğar. Sen bunu zaten iyi bilirsin 🌱
En güzel yıllarında en güzel anı yaşamak istemek çok insani.
Ama o an, çoğu zaman “mükemmel” olduğunda değil;
kendin olduğunda güzel oluyor.
Dönüp kendine baktın mı hiç?
“Benliğim” dedin mi?

Eğer bir gün bile kendini anlamaya çalıştıysan,
bir duyguya dürüstçe “evet, bu benim” dediysen —
işte o an başlamışsın demektir.

Çünkü önce kendin.
Sonrası zaten yolunu bulur.

11 Şubat 2026 Çarşamba

KENDİNE DÖN ÇÜNKÜ ESSİZSİN✨

Bir yer var dünyadan uzak ama senin avuclarının için de, ellerini kendine sar kendini dinle avuç içlerini yüzüne sür hisset içinde ki cevheri, yalnız değilsin dön bak aynaya sen neler başardın. Bu ne ki? Demen lazım çünkü sen sen olduğun için değerlisin.
Kendine dön çünkü eşsiz sin. Kendi değerini bil. Hayat çok acımasız ama sen kendi ışıklarını yak çünkü hayat kendi içinde başlar. Unutma bu gün hayır demezsen bir daha hiç diyemeyebilirsin.
Sen her daim umudunu kaybetme, iyi olacağını bil er yada geç. Hüznün seni ele geçirmesine izin verme. 
Umudumuz her daim yansınn..

10 Şubat 2026 Salı

UYANIŞ✨

En güzel anlarının biri bilinmezlikle ilerlediğini görmek ne acı. Oysa anda kalmak kadar anlamlıydı hayat, bazen tutunduğun umut bile sana bağ bahçe gibi gelir ama yine de bilinmezlikten öteye gidemez. Zor aslında bakmayın kolay gibi gözükür ama içten içe seni de bitirir. Bir sonu yokmuş gibi. Aslında kendi yolunu bulduğun vakit hissetmen bile bir duygu. Kabul edin kolay gibi gözüküyor ama zordur.
Hepimiz biraz kırgınız hayata! Kimimiz belirsizliğin içinde sıkışmış!
Kimimiz umudun son kırıntılarında! 
Kimimiz mutlu!
Nasıl oluyor bu insan kendi kendini mi bitiriyor yoksa sadece düşündüğümüzde hayatın getirdiklerini mi yaşıyoruz.
Neredeyiz biz?
Hangi hayatın hangi anında!
Biliyor musun dostum? Hayat bir şekilde ilerliyor.
Sen bugün dur desen de yine ilerleyecek çünkü umut en silik izden bile doğar. 
Çünkü varış noktası da kendi içinde. Gidişin varış noktan kadar uzakta değil.
Kendi içindeki benliğin de o yüzden her daim kendi benliğini fark et.

9 Şubat 2026 Pazartesi

EMPATİ✨

Hepimiz biraz kırgınız herkese! Öyle bir an var ki, kimsenin kimseye iyi gelmediği bir evre, seni anlıyorum diyorlar ama birşeyler eksik, geçen gün bir cümle okudum etkisinde epeyce kaldım yani aslında hayatı sorguladım.
Diyor ki, Birini anlaman için onu yaşaman lazım. Diye ne kadarda doğru bir cümle. Yalandan birini anlayamazsın hissetmen lazım diyor. 
Hissedemediğimiz şeyi nasıl anlayacağız ki, bakıldığında kendini sorgulayan bir şey. Demek ki, herkes, herkesi her zaman anlayamaz..
Ya hissetmesi lazım, ya da yaşaması,
çünkü zaten baktığımız da zaten en büyük sorun bu. 
Hisssetmiyorsak yada bir şeyler örtüşmüyorsa insan zaten anlayamaz. Benzer şeyler olmalı insan anlayabilmesi için yada en kötü ihtimal empati?
Empati yaptığımız da kendimizi ne denli yaralı hissedebiliriz?
Yada başka bir ihtimal nasıl hissetmeniz gerek?
Bakıldığında etrafımızda bizi anlayan anlayabilecek çok az hatta nadir insanlar var.
Kalanı ise lafta söz de anlayanlar..
Peki bizi anlayamayan insanlarla ne kadar samimi gelir 
tüm hayat bu paylaştığın evrede ki herşey? 
Soru işareti bırakıyor insanda. Aslında seni hem sorgulatıyor hem de gözünü açıyor.
Biri seni anlıyordur, diğeri ise anlamak istemiyordur. 
Ben kendimi bu evre de nasıl teselli ediyorum biliyor musun dostum?
Bir yere kadar beni anlaması için çabalarım, ama baktım ki, beni anlamıyor ondan sonra ki evre de beni anlaması için konuştuğum o cümlelerin hiç birini konuşmuyorum yani kısaca mesafe ilk sırada ki çözüm gibi. 
Ama bu bazen ise yaramıyorsa diyorsan ikinci çözüm ise,
Kendi içsel yolculuğunda karşında ki seni anlamayan insanı o evreye dahil etmiyorum.
Bunu ne kadar zamanda yaptım diye soracak olursanız çok yeni çünkü ben kendi benliğime yeni döndüm ve kendi içsel dönüşüm bazı insanları mutlu bazılarını ise mutsuz hani mutsuz eden tayfa var ya onlar seni çeken yen tayfa. 
Yani kısaca seni kendi içsel dünyada bile neredeyse ellerinde olsa hayır dur diyecek insanlar var ama sen bildiğin yoldan devam et ki, ruhunun bile bundan beslendiğini sana en nihayetinde huzur verdiğini anlayacaksın dostum. Çünkü hissettiğin anda özgürleşiceksin. 

8 Şubat 2026 Pazar

7 Şubat 2026 Cumartesi

ANLAŞILMAK✨

**“Hangi ışığın sönüyorsa, o tarafa dön,” demiş bir yazar.
Hangi tarafın kırgınsa, onu onar.
Hangi anında mutsuzsan, ona kocaman sarıl ve de ki:
Ben senin yanındayım. İnanıyorum, yeniden ayağa birlikte kalkacağız.
Belki o an hissettiğimiz tek şey, birine sarılmak istememizdir.
Ve anlaşılmak…
Bunu hiç düşündünüz mü?
Belki küçücük bir sarılma, birinin içindeki umudu ayağa kaldırır.
İçindeki o ışığı görmesine yardım eder.
Kim istemez ki anlaşılmayı?
Herkes yerde kalamaz zaten.
Herkes, o ilk adımda sarılmanın ne kadar değerli olduğunu bilir.
‘Seni anlıyorum’ diyebilmek ne büyük bir şeydir.
Ve asıl yol insanın kendi içindeymiş.
Yorgunluklarımızla çıktık yola;
belki taş düşse bile çiçek açar diye…
Ama bazen bu, sanmaktan öteye geçemiyormuş.”**

BEN KİMİM?

  ​Kalbin kırıksa bir yerlerin hep çürüktür, susuz kalmış bir çiçek misali... Kalbin mutluysa, damarlarında bile çiçek açar insanın. Mutlu...