İçlerindeki dertleri o kadar büyük görürler ki vagonların sessizliğine yetişemezler. Raflara vuran her taş birer birer ezilirken, vagonlar sıra sıra giderken bile insanları bekleyemez. Bazen bir vagonun gidişini izleriz, bazen de vagonlarla giden insanları. Ne garip değil mi? Bir yerlere yetişmek için var sayıyoruz vagonları. Kalanları beklemiyor, içine çekebildiğini alıp götürüyor. Kalanlarsa yoluna devam ediyor sessizce…
Peron’da hayat yeniden başlıyor!
Kimileri hayat koşturmasından sıyrılarak yetişmeye çalışırken, kimileri ise sadece zamanını bekliyor. Ama bir şey var ki durup bekleyenler sadece kabullenenlerdir. Yola çıkanlarsa yönünü yola çizdirenlerdir.
Peron bir bekleyiş değil, bir yol alış hikâyesidir.
Vera — Beklenen değil, yol alan…🌊🌊
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder